Bugün varoluşun terminal doğasını, gözümüzden kaçan büyük bir gerçeği açıklıyorum!! İddialı oldu biliyorum ancak parça parça anlatıp birleştireceğim. Tıpkı herşeyin parçalı doğası gibi :) Daha önce evrenin ve içindeki herşeyin aslında enformatif yapılardan oluştuğunu, yani fiziksel gerçekliği olmayan, bu gerçekliği doğuran kavramsal bir yapısı olduğunu konuşmuştuk. Bilginin doğasında önceki bilginin fonksiyonel etkisinin farklı bilgilerin sonuçlarıyla etkileşerek sonsuz bir devinimde yeni bilgiler türettiğinden bahsettik. Atomdaki Kütle Belirsizliği Şimdi bir atomu ele alalım. Çapı ortalama 0,1 nanometre. Nelerden oluşur? proton ve nötrondan oluşan bir çekirdek, etrafındaki orbitallerde olasılık bulutu şeklinde varoluşunu sürdüren belirli sayıda elektron. Proton ve nötronlar da 3 er kuarkın olasılık bulutu şeklinde eşlenik bir enerji düzeyinde birbirlerine kilitlenmesinden ibarettir. Kuarkların boyutu ve elektronun boyutu birbirine benzer...
Bugün fiziğin bittiği yerlerin ötesine felsefi bir bakış atacağız. Belki bir tanrı buluruz... Korkmayın bilimsel düşüncenin dışına çıkacak değilim:) Sağduyumuza ve mantığımıza uyan, uymayıp dökülen yerlerini de matematikle kaldırıp kurguladığımız evrenin sınırları, her bilim insanının asıl gönlündeki heyecan olmuştur. Bu bizim sınırları aşıp tanrıyı oynamaya kalkışımız değil, bilinmezliğe dayalı korkumuzu gidermek için hayal gücü ve Merak dürtüsünün temel odağı aslında. Bilinen şeyleri teoremlerle genişleterek limitleri geçmeye çalışmanın sancılı ve uzun yoluyla Felsefenin açtığı yol haritalarını buluşturmak, bu karanlık ormandan bir gün çıkma umudumuzu canlı tutmamızın tek gerçekçi yolu... Uzayımız gerçekte kaç boyutlu bugün buna bakalım. Sınırlardan bahsetmişken... Kuantum köpüğü 1 metre uzunluğu hayal edin. Bu mesafede kütle , hacim, uzayın 3 boyutlu dokusu, zaman ve entropi değişimi gibi determinist örüntüler mevcut. Yani bildiğ...